| 
POPÜLER
KONULAR
GIDALARDA AKRİLAMİD
RİSKİ
Avrupa birliği, gıdalarda pişirme sonucu oluşabilecek
toksik maddeler ile ilgili araştırma projesine destek veriyor.
Akrilamid,
gıdaların pişirilmesi sonucu doğal olarak oluşan bir madde olduğu
için bu tür gıda gruplarının yasaklanması söz konusu değildir. Ancak,
ilgili sağlık risklerinin belirlenmesinden sonra, gıdalarda izin
verilen maksimum akrilamid seviyeleri ile ilgili yasal limitler
getirilebilecektir. Henüz yeterli bilimsel veri olmaması nedeniyle,
gıdalardan alınan akrilamidin potansiyel sağlık riskleri ile ilgili
olarak kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Bu nedenle, söz
konusu çalışmalar tamamlanana kadar Dünya Sağlık Örgütü (WHO), gıdaların
çok yüksek sıcaklıklarda ve uzun sürelerde pişirilmemesi, sağlıklı
beslenme prensipleri çerçevesinde kızartılmış ve yağlı gıdaların
ölçülü tüketilmesi yönünde tavsiyelerde bulunmaktadır. Diğer yandan,
bütün dünyada gıdalarda akrilamid içeriğinin düşürülmesi veya akrilamid
oluşumunun önlenmesi ile ilgili çalışmalar da yoğun bir şekilde
sürdürülmektedir. Kısacası, söz konusu risk Türkiye ve Türk ürünlerine
özgü olmayıp, dünya çapında yaygın bir konudur.
Gıdalarda akrilamid konusu Nisan 2002’de, İsveçli bilim adamlarının
ısıl işlem gören ve yüksek nişasta içeren gıdaların önemli seviyelerde
akrilamid içerebildiğini açıklamaları ile gündeme gelmiş, bunun
ardından dünya bilim çevrelerinde gıda kaynaklı akrilamidin neden
olabileceği sağlık risklerinin belirlenmesi amacıyla çok sayıda
çalışmalar başlatılmıştır. Çeşitli araştırma kuruluşları tarafından
geçmiş yıllarda fareler üzerinde yapılan deneylerde akrilamidin
deney hayvanlarında kötü huylu tümör oluşumuna neden olduğu belirlenmiş
durumdadır. Ancak, gıda yoluyla alınan akrilamidin insan sağlığı
üzerine olumsuz etki düzeyinin 500-1000 kat altında olduğu bilinmekte;
akrilamidin bu seviyelerde uzun süreli tüketim sonucu neden olabileceği
sağlık riskleri ile ilgili ise kesin bir bilgi henüz bulunmamaktadır.
Burada akrilamidin gıdada bulunma seviyesi yanında, insanların beslenme
şekli ve gıda tüketim alışkanlıkları önemli rol oynamaktadır.
Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu (International Agency for
Research into Cancer) akrilamidi ‘insanlar için potansiyel kanserojen
madde’ olarak sınıflandırmaktadır. Akrilamid, gıda maddelerine katılan
bir katkı maddesi değil, pek çok gıda grubunda doğal bileşen olarak
bulunan karbonhidrat ve proteinlerin yüksek sıcaklık koşullarında
tepkimesi sonucunda oluşan bir maddedir. Bu nedenle karbonhidrat
ve proteince zengin ısıl işleme tabi tutulmuş ürünler arasında fırıncılık
ürünleri, kızartmalar dikkat çekmekte ve araştırmalara konu olmaktadır.
Avrupa’da yapılan çalışmalar sonucunda günlük tüketim miktarlarının
yüksekliği dikkate alınarak özellikle kahve, patates ürünleri ve
ekmeğin gıda kaynaklı akrilamid alımında ilk sıralarda yer aldığı
görülmüştür.
Akrilamid
Nedir – Nasıl Oluşur?
Akrilamid,
endüstriyel atık suları ve içme sularının işlenmesinde kullanılan
poliakrilamidin üretildiği kimyasal bir madde. Akrilamidin toksik
özellikleri ve potansiyel bir kanserojen madde olduğu aslında yıllardır
biliniyor. Ancak ısıl işlemler sonucu gıdalarda oluşabildiği 2002
yılı başlarında anlaşıldı. Akrilamid, özellikle kızartılmış, kavrulmuş,
ızgara veya fırında pişirilmiş gıdalarda 120ºC’nin üstündeki sıcaklıklarda
oluşuyor. Buna karşın haşlanarak pişirilen gıdalarda akrilamide
rastlanmıyor. Gıdaların yapısında bulunan bazı şeker ve proteinlerin
yüksek sıcaklıklardaki reaksiyonları sonucunda akrilamid oluşabildiği
kanıtlanmış. Yapılan çalışmalar bunun dışında gıdanın yapısında
bulunan yağların da akrilamid oluşumundan sorumlu olabileceğini
gösteriyor. Ancak, akrilamidin gıdalarda nasıl oluştuğu henüz tam
olarak belirlenemediği için, bunu önleyici yöntemleri tanımlamak
şu aşamada mümkün değil. Bu nedenle, gıdaların üretim yöntemlerinde
herhangi bir değişiklik öngörülmeden önce, akrilamidin farklı gıdalarda
oluşum mekanizmalarının tam olarak anlaşılması gerekiyor.
Şimdiye
kadar tamamlanan çalışmalar, akrilamidin neden olabileceği kanser
riskinin göz ardı edilemeyeceğini, ancak “gıdalarda oluştuğu seviyelerde
kanser riskini artırmaktadır” şeklinde bir tespitin de henüz yapılamayacağını
gösteriyor. Çünkü, akrilamidin gıdalarda hangi seviyelerde risk
oluşturduğu, hangi seviyenin üzerinde bulunmaması gerektiği ile
ilgili limit değerler henüz belirlenememiş durumda. Bu nedenle,
riskin bilimsel anlamda doğru bir şekilde belirlenebilmesi ve gıdalar
için limit değerlerin tanımlanabilmesi için çalışmalar hızla sürdürülüyor.
TÜBİTAK
MAM akrilamid araştırması görevini aldı
TÜBİTAK MAM Gıda Enstitüsü ortağı olduğu 6.ÇP projelerinden birisinde
gıdalarda akrilamid üzerine yoğun araştırma çalışmaları sürdürmektedir.
2003-2006 yılları arasında sürdürülecek projede 13 değişik ülkeden
23 araştırma kuruluşu yer almaktadır. Proje kapsamında kuruluşlar
ülkelerinde üretilen gıdalar üzerine çalışmalar sürdürmektedir.
Projede gıda kaynaklı akrilamidin insan sağlığı üzerine neden olabileceği
sağlık risklerinin belirlenmesi ve risklerin minimizasyonu amaçlanmaktadır.
Kısa adı HEATOX olan proje kapsamında, akrilamid de dahil olmak
üzere ısıl işlemler sonucunda farklı gıda gruplarında oluşabilecek
değişik toksik maddelerin sağlık risklerini ve bu toksik maddelerin
oluşumlarını en aza indirecek metotlar geliştirilmesi yönünde çalışmalar
yapılacaktır. AB, temel amacı daha sağlıklı ve güvenli gıdalar sağlamak
yoluyla toplum sağlığını ve refahını iyileştirmek olan 6.Çerçeve
Programı Gıda Kalitesi ve Güvenliği ana tematik alanı altında HEATOX
projesine toplam 4,2 milyon Euro’luk destek sağlıyor. Koordinatörlüğünü
İsveç Lund Üniversitesi’nden Prof. Kerstin Skog’un yürüttüğü HEATOX
projesinin diğer katılımcı ülkeleri Almanya, Avusturya, Belçika,
Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsveç,
İsviçre, İtalya, Norveç, Türkiye ve Şili olarak sıralanıyor. Projede
ayrıca tüketici ilişkilerini yürütmek üzere Avrupa Tüketiciler Birliği
(BEUC) da görev alıyor.
Projede
görev alan TÜBİTAK MAM, Gıda Enstitüsü ısıl işlem uygulanarak üretilen
gıdaların akrilamid içeriklerinin belirlenmesi ile ilgili tarama
çalışmasını yapmakta, ayrıca diğer Avrupalı ortaklarla akrilamid
analizleri ile ilgili metotların standardizasyonu kısmında da çalışmaktadır.
Bu tarama çalışması, özellikle şu ana kadar pek çok Avrupa ülkesinde
incelenmemiş olan ürün grupları üzerine yoğunlaşmaktadır. İncelenmekte
olan ürünler arasında fırıncılık ürünleri, patates cipsleri, kuruyemişler,
bebek mamaları, bisküviler, ekstrude ürünler, helva, kahve, kızartma
türü ve ızgara yemekler de yer alıyor. Elde edilen veriler, henüz
belirsizlik taşıyan akrilamid sağlık riski değerlendirmesi çalışmalarında
kullanılacaktır. TÜBİTAK MAM proje çalışmalarının devamında gıdalarda
akrilamid içeriğinin düşürülmesi ile ilgili çalışmalar da başlatacaktır.
Akrilamid
ile ilgili veritabanları ve daha fazla bilgi için
- AB web sitesi
http://europa.eu.int/comm/food/fs/sfp/fcr/acrylamide/acryl_index_en.html
-
WHO (Dünya Sağlık Örgütü) web sitesi
http://www.acrylamide-food.org
|