Atatürk döneminde yetişen en büyük bilim
adamı Ordinaryüs Prof. Dr. Cahit Arf 26 Aralık 1997'de
aramızdan ayrıldı. Ancak bıraktığı eserler ile bizimle
yaşama devam ediyor. Cahit Arf bir matematikçiydi. Ancak
tüm uğraşısı matematik değildi. O ülkemizin temel bilim,
eğitim, teknoloji alanlarının sorunları kadar toplum
yaşamımızı düzenleyen oluşumlar üzerinde düşünür, fikir
üretir, söyler ve yazardı.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin Matematik Bölümü'nün
gelişmesine önemli katkılar yapan, uzunca bir süre TÜBİTAK'ın
Bilim Kuru l u Başkanlığı'nda bulunan Cahit Hoca, ülkede
en çok temel bilimlerin desteklenmeye muhtaç olduğunu,
ancak temel bilimlerin gelişmesi için uygulamalı bilimler,
uygulamalı bilimlerin gelişmesi için uygulama alanları,
bu arada özellikle endüstriyel araştırmaların gelişmesi
gereğini vurgular, bunun için de bir kurumsal yapılanma
ihtiyacını gündeme getirirdi. TÜBİTAK, ülkede bilimin
ve bilimsel araştırmanın tek adresi olarak görülen üniversitelerden
başka, meslek kuruluşları (odalar vb) endüstriyel kuruluşlar,
sağlık kuruluşları, ziraat enstitüleriyle de ilgilenmeli,
onların araştırma kurumsal yapılarının gelişmesine yardımcı
olmalı ve destek vermeliydi.
 |
O çizgiden hiç sapmadan, örnek bir yaşam biçimini bizlere
miras bıraktı. O çocukluk düşlerini gerçekleştirmiş,
matematik literatürüne "Arf Halkaları, Arf Değişmezleri,
Arf Kapanışı" gibi kavramların yanı sıra Hasse-Arf teoremi
ile anılan teoremler kazandırmıştır. Yurtdışına araştırma
yapmaya gittiğinde kendine olan özgüvenini "Bu güveni
bana veren Kurtuluş Savaşı'nda kazandığımız zaferdi.
Biz tek başımıza dünyayı yenmiştik. Öyleyse ben de uğraşırsam,
dünyanın en zor problemlerini çözebilirim" tümceleriyle
dile getiren "...Yayılmasını istediğim bir şey var:
Çocuklarımızı bellemekten kurtarmak, onların anlamaya
çalışmalarını sağlamak. Bazı gençlere böyle bir etki
yapmış olduğumu sanıyorum. Bizde okullar hâlâ böyle
değil, belletiyorlar. Şimdi önemli olan çabuk ve kolay
kazanmak. Bizim memleketimizde insanlar bilgiyi satmak
için kullanıyorlar; neşre t m e amacı da bu. Bilim bu
değil! Bilim, algılarımızı sınayıp kavramlar haline
getirip bu kavramları neden-sonuç ilişkileriyle düzenlemektir..."
"Kötü bir öğretmen aslında iyi bir öğretmendir, Çünkü
o zaman siz gider kendiniz öğrenmeye çalışırsınız. En
iyi öğrenme yolu da budur; bir şeyi önceden keşfetmeye
çalışmak..." diyen, ünvanlara, dış statü sembollerine
değil, düşüncelere, fikirlere saygı göstermeyi önemseyen
Cahit Arf, ODTÜ'de çalıştığı yıllarda farklı bir üniversite
modelinin ve kültürünün ortaya çıkması için büyük bir
çaba harcadı. Onun çabaları bizim İYTE'yi de ayrıcalıklı
bir kurum olarak oluşturmamızda etkin olacaktır. Arf
kendine has stili olan uygar, cesur, saygıdeğer bilim
adamlığı ile toplumsal önderliğin birlikte yaşanabileceğini
gösteren kararlı, lüzumsuz işlere, yalana, dedikoduya,
entrikaya yaşamında yer vermeyen, benzerine toplumumuzda
artık pek rastlanmayan, örnek bir insandı. 'Bilim adamlığı
bir meslek değil, bir yaşam biçimidir,' diyen ve Türk
biliminin ve bilim adamlığının sembolü olan, Atatürk'ün
oluşturmaya çalıştığı 'Cumhuriyete Kanat Gerenlerden'
biri olmayı yaşamının en anlamlı ve onurlu hedef olarak
seçen Cahit Arf, her kuşakta saygı ile anılacaktır.
Bu yazı, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nce 24 Aralık
19988'de Cahit Arf anısına düzenlenen bir panelde sunulmuştur.
Semra Ülkü Prof. Dr.,
İzmir Yük. Tek. Ens. Rektörü