|
ARAŞTIRMA ALANLARI
Laboratuarımızda,
gibi çalışmalar rutin olarak projeler veya endüstriyel hizmetler kapsamında yapılmaktadır. Tedavi amaçlı rekombinant antikor ve peptit geliştirme çalışmaları Laboratuarımız, rekombinant antikor ve peptit yapıların elde edilmesine yönelik 1994 yılından beri faj gösterim (Phage display) teknolojisini kullanarak hedefe özgün tanı veya terapötik amaçlı monoklonal rekombinant antikor ve peptit yapıları geliştirmektedir. Bu yöntem kullanılarak tümör gelişiminde rol oynayan anjiyogenezde (mevcut bir damardan kılcal damar oluşumu) etkili olan VEGF (Vascular Endothelial Growth Factor) molekülüne veya reseptörüne (VEGFR-2) bağlanılarak, VEGF'in aktivitesini bloke etmeye yönelik peptit ve rekombinant antikor yapıları geliştirilmiştir. Damarlanmayı durdurma özelliği invivo ve in vitro çalışmalarda gösterilmiş olan bu sentetik yapılar için patent başvurusu yapılmıştır. Fare kökenli rekombinant antikorların insanlarda tedavi amaçlı kullanımlarında bu antikorlara karşı immün yanıt geliştiği bilinmektedir. Kanser gibi hastalıkların tedavilerinde terapötik amaçlı kullanılan antikorların minimum düzeyde antijenik etki yaratmaları istenmektedir. Bu kapsamda laboratuarımızda damarlanmayı durdurma özelliğine sahip fare kökenli antikorların insansılaştırılması konusunda ülkemizde ilk olacak bir proje başlatılmıştır.
Aşı Çalışmaları Laboratuarımızda "Hepatit B enfeksiyonunun tanısında serolojik ve moleküler yöntemler kullanılarak tanı kitlerinin geliştirilmesi" isimli proje kapsamında memeli hücrelerinde transfeksiyon yöntemiyle rekombinant HBsAg üretilmiş ve saflaştırılmıştır. Bu çalışmalar sayesinde proje kapsamında oluşturulmuş HBsAg genini içeren memeli ekspresyon vektörünün DNA aşısı veya rekombinant HBsAg proteinin aşı çalışmalarında kullanılabilirliğine ait ön bulguları elde edilmiştir. Ayrıca bu proje kapsamında faj gösterim teknolojisi kullanılarak faj yüzeyinde HBsAg, HBeAg ve HBcAg antijen yapıları eksprese edilmiştir. Bu fajlardan HBcAg'yi eksprese edenlerin fare immünizasyon çalışmaları sonrasında farelerde HBcAg'ye karşı immün yanıt elde edildiği görülmüş ve bu farelerin dalaklarından elde edilen lenfositlerle hibridoma teknolojisi kullanılarak anti-HBcAg monoklonal antikorları elde edilmiştir. Aşı çalışmaları ile ilgili yapılan bir diğer projede ise İmmünogenetik Laboratuarı tarafından geliştirilmiş Tütün Mozaik virüsüne (TMV) karşı bir rekombinant fare antikoru geliştirilmiş ve bakterilerde üretilmiştir. Rekombinant antikoru kodlayan gen bir bitki ekspresyon vektörüne klonlandıktan sonra Tütün bitkisine aktarılmasıyla Tütün bitkisinin TMV'ye karşı direnç gösterdiği ve virüsün etkisiz kaldığı gösterilmiştir. DNA Parmak izi çalışmaları
YÜRÜTÜLEN PROJELER
TAMAMLANAN PROJELER
İmmünogenetik Laboratuarı proje kapsamında Hepatit B yüzey antijeni (HBsAg) genini içeren memeli ekspresyon vektörü oluşturmuş ve bu rekombinant vektörün CHO, HEK293 gibi memeli hücrelerine transfeksiyonu sonucunda rekombinant HBsAg üretmiştir. Proje kapsamında memeli hücrelerde üretilen HBsAg Türkiye’de bir ilk olmaktadır. Türkiye Yerli Evcil Hayvan Genetik Kaynaklarından Bazılarının In Vitro Korunması ve Ön Moleküler Tanımlanması-1 (TÜRKHAYGEN-1) Antianjiyogenik Antikanser Uygulamaların In Vitro Olarak ve Hepatosellüler Kanser Oluşturulmuş Transgenik Farelerde in Vivo Olarak Gerçekleştirilmesi YAYINLAR
ÜRÜNLER
Tütün Mozaik Virüsüne karşı dirençlilik gösteren Tütün bitkileri elde edilmiştir.
Peptit Yapıları:
Peptit yapılarının İnsan vasküler endotelial hücre çoğalımını engelleyici etkisi in-vitro olarak gösterilmiştir.
12 Aminoasitlik peptit yapılar
Memeli hücrelerinde üretilen rekombinant proteinler:
Faj yüzeyinde eksprese edilen rekombinant proteinler:
DNA aşısı ön çalışmaları için kullanılabilecek yapılar
Güncelleme Tarihi : 05.04.2011
|