Geri Dön

Marmara Bölgesinin Deprem Aktivitesinin Çok Disiplinli Yöntemlerle İzlenmesi ve İstanbul Kıyı Şeridi/Kıta Sahanlığı Zeminine Olası Etkilerinin Araştırılması (MAZDDA)


Projenin Amacı: Bu projenin temel amacı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü (DEZİM) ile işbirliği halinde,

• Bölgedeki depremler hakkında TÜBİTAK MAM Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü (YDBE) ’nün yapageldiği sürekli jeokimyasal ve jeofiziksel çalışmalar ile elde edilecek bilimsel bulgulara dayalı bilgilerin, İBB DEZİM ve AKOM ’a sürekli akışı sağlanarak afet öncesi çalışmalara katkı sağlamak,

• İstanbul’u etkileyebilecek bir depremin sonucunda denizde meydana gelebilecek heyelanları, deniz dibinde sediman akması/kayması sonucu etkilenebilecek potansiyel kıyı alanlarını tanımlamak, karadaki heyelanların bunlar ile ilişkilendirilmesine yönelik Avcılar – Zeytinburnu arasında bir pilot çalışma yapmak,

• TÜBİTAK MAM’ın Yalova ve Kocaeli illerinde yaptığı çalışmalarda denenmiş ve uygunluğu tespit edilmiş mikrotremör dizin ölçümü (SPAC: spatial autocorrelation method) yaklaşımı ile elde edilecek S dalgası hızları yardımı ile hesaplamak,

• İBB DEZİM’ in ihtiyaç duyacağı bilimsel danışmanlık hizmetlerini vermek olacaktır. Mikrotremör dizin ölçümü (SPAC); İBB’nin devam eden Mikrobölgeleme Projesi’ ne katkı koyması amacıyla; Silivri dahil olmak üzere, Silivri’nin batı kesimlerinde zeminin deprem açısından davranışının derinliğin fonksiyonu olarak TÜBİTAK MAM’ın Yalova ve Kocaeli illerinde yaptığı çalışmalarda denenmiş ve uygunluğu tespit edilmiş mikrotremör dizin ölçümü (SPAC) yaklaşımı ile elde edilecek S dalgası hızları yardımı ile hesaplanacaktır.

Beklenen Yararlar:

Türkiye nüfusunun %20’ye yakın kısmını ve ülke endüstrisinin yaklaşık %50’sini sınırları içerisinde bulunduran İstanbul, ekonomiye de bu büyüklüğü ölçüsünde çok önemli katkılarda bulunmaktadır. Bununla birlikte, Dünya’nın önemli fay sistemlerinden birisi olan Kuzey Anadolu Fay Sistemi’ne (KAFS) ve 1999 yılında olan depremlerin sonucunda bölgede beklenen olası yeni bir depremin konumuna yakın yer alması nedeni ile deprem riski yüksek olan şehirler arasında başlarda yer almaktadır. İstanbul’un, deprem dahil her türlü afete karşı teknolojinin öngördüğü güncel bilimsel yöntemlerle hazırlanması gerekli olduğu açıktır. Bu amaca yönelik olarak, proje kapsamında yapılması hedeflenen çalışmalardan beklenen yararlar aşağıda listelenmiştir;e anlamlı koruyucu acil önlemlerin geliştirilmesine yardım edebilen bir teknik

a) Mikro Deprem Aktivitesinin Tanımlanması: TÜBİTAK MAM YDBE tarafından mikro deprem gözlem amaçlı işletilen ve ulusal bazda tek olan sismolojik gözlem ağı ile mikro depremlerin (1 den büyük depremlerin) güncel haritası elde edilecek olup yine TÜBİTAK MAM YDBE tarafından işletilen Jeokimyasal gözlem istasyonlarında da belirgin anomali ile ilişkilendirilebilmesi durumunda, deprem tehlikesi yüksek olan zonların tanımlanması sağlanabilecektir.

b) Haftalık Değerlendirme Raporlarının Oluşturulması ve İBB’ye Aktarılması: İBB DEZİM desteği ile TÜBİTAK MAM’ a kazandırılan ve TÜBİTAK MAM tarafından geliştirilen ve sadece TÜBİTAK MAM YDBE’ de var olan çok disiplinli gözlemsel altyapının kullanılması ile 2001 yılından bu yana Marmara’da depreme yönelik metotların geliştirilmesi kapsamında yapılan çalışmaların TÜBİTAK MAM tarafından sürdürülmesi ve elde edilen bilgilerin İBB DEZİM ve AKOM’a aktarılması suretiyle, orta vadede afet koordinasyon ve teyakkuza yönelik bilgi edinilmesi sağlanacaktır.

c) Mikrotremor Dizin Ölçümleri: İBB DEZİM’in yürürlükte ve/veya yakın gelecekte başlatacağı proje alanları dışında kalan (Silivri dahil olmak üzere, Silivri’nin batı kesimleri) bölgelerde yapılacak çalışmalara altlık bilgi oluşturulması, imar açısından arazi kullanım planlarına girdi gerçekleştirilmesi ve kentsel jeoloji çalışmalarına veri sağlanması gerçekleştirilmiş olacaktır.

d) Silivri-Sarayburnu Arası Sığ Deniz (0-100m) Alanının Jeofizik Yöntemlerle Araştırılması: Bölüm 2.4’de anlatıldığı gibi, İstanbul ilinin açıklarını ilgilendiren çalışmalar, Anadolu yakası açıklarında yoğunlaşmış olup, Avrupa yakası açıklarındaki çalışmalar sırasında toplanan veriler nicelik ve nitelik olarak, bu proje kapsamında ele alınacak bölgeye ait kıta sahanlığındaki olası akma/kayma olaylarını tanımlamaya, karadaki heyelanların denizdeki etki alanlarını belirlemeye ve 100m’ den daha sığ yerlerin detaylı batimetrisini elde etmeye yeterli değildir.

Bu çalışma sayesinde,

• Bölgedeki araştırma boşluğu, bu proje çerçevesinde tamamlanacak ve çalışma bölgesine ait detaylı derinlik haritası elde edilmiş olacaktır. Oluşturulacak olan harita çalışılan bölgede gerçekleştirilecek olan tüm çalışmalarda temel referans harita olarak kullanılabilecektir.

• İstanbul’un Marmara kıta sahanlığı içindeki heyelan potansiyeli yüksek bölgelerde sediman yığılma ve kayma alanları tespit edilmiş olacak, proje kapsamında toplanacak sedimentolojik ve sismik veriler yardımı ile deniz kıyısında ve ötesinde gerçekleştirilecek olan tüm alt yapı çalışmalarında altlık olarak kullanılacak bir harita elde edilecektir.

• Bir deprem sırasında deniz dibinde sediman akması/kayması sonucu etkilenebilecek potansiyel kıyı alanları kestirilecektir (1999 İzmit depreminde Değirmendere örneğinde olduğu gibi)

• İBB DEZİM özellikle sığ alanlardaki deniz tabanı morfolojisini/yapısını belirleyecek, denizde meydana gelebilecek heyelan alanlarını kestirecek ve kara ile ilişkilerini ortaya çıkaracak, bunların sonucu etkilenebilecek potansiyel kıyı alanlarını tanımlamaya yönelik bilgileri birlikte ele alacak, imar planlarına girdi sağlayacak ve kentsel jeoloji çalışmalarına altlık veri oluşturacaktır.

e) Avcılar ile Büyük Çekmece Arasındaki Kıyı Alanının da Bulunan Heyelanlı Bölgelerdeki Deformasyonların Boyutunun Tanımlanması ve Kıta Sahanlığındaki Etki Alanlarının Belirlenmesi: TÜBİTAK MAM YDBE ‘nin Marmara Bölgesi genelinde ileri jeodezik yöntemlerle öncü kuruluş olarak başlattığı ve halen tek başına yürüttüğü GPS destekli sürekli gözlemleri temel alan kabuk deformasyonlarını saptamaya yönelik çalışmaların desteği ile Avcılar-Büyük Çekmece arasındaki kıyı alanında yer alan heyelanların neden olduğu deformasyonların baskın yönü ve büyüklüğü belirlenecektir. Bu çalışmaya paralel olarak kıyı şeridindeki değişimlerde GPS yardımı ile saptanacak, denizde yürütülen çalışmalarda ortaya konan potansiyel heyelan alanları ile bu bulgular bir araya getirilerek bölgede var olan heyelanların etki alanları ortaya konacaktır.

Kıyı değişimleri, karada ve denizde yapılacak heyelanlara yönelik çalışmalar, bölgede yapılacak alt yapı çalışmalarının planlanmasında, imar planlarının oluşturulmasında ve tehlike haritalarının üretilmesinde kullanılacak temel bilgileri üretecektir.

f) Bilimsel Konularda İBB DEZİM’e Bilgi Aktarılması: TÜBİTAK MAM YDBE uzmanlık alanına giren konularda sürekli yapageldiği gibi İBB DEZİM ve AKOM tarafından gereksinim duyulan her türlü soruya gereken yanıtları vermiştir ve vermeye devam edeceğini belirtmektedir. Bununla birlikte, işbirliğinin getirdiği sorumluluklar çerçevesinde TÜBİTAK MAM YDBE tarafından verilen görüşlere resmi bir nitelik kazandırmak amacı ile bu protokol kapsamına, bu iş paketi de dahil edilmiştir.

Destekleyen Kuruluşlar: İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)

Süresi:
18 Nisan 2007 – 28 Kasım 2008

 

Son güncelleme tarihi: 04.02.2008